ANKARA / TEKHA
Ticaret Bakanlığı, devre tatil ve devre mülk satışlarında yaşanan mağduriyetlere karşı vatandaşları uyardı.
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, “Devre tatil veya devre mülkler; hemen her bütçeye hitap etmesi, dört mevsim faydalanılabilir olması ve cazip fiyat seçenekleri nedeniyle vatandaşlarımız tarafından sıkça tercih edilmektedir. Sektörde faaliyet gösteren firmalar da ücretsiz tatil vaadi ve benzeri pazarlama yöntemleriyle yoğun satış faaliyeti yürütmektedir. Ticaret Bakanlığımıza son dönemde ulaşan bazı başvurularda; tüketicilerimizin geçmiş dönemde satın almış oldukları devre mülklerin satışı için kendileri ile iletişime geçildiği, çeşitli gerekçelerle ikna edildiği veya bilgileri dışında kendilerinden vekaletname alındığı ve bu yolla devre tatil adı altında başka bir bağımsız bölüm satışı gerçekleştirildiği ve tüketicilerimizin bilgileri dışında vekaletname aracılığıyla bu taşınmazların tapu devirlerinin yapıldığı, tüketicilerimizin ödeme iadesi almak ve tapuyu iptal etmek için şirket ile iletişime geçtiğinde benzer bir yöntem kullanılarak kendilerine ikinci kez satış yapıldığı, satışın iptal edilmesi için senet imzalatıldığı ve ayrıca ödeme alınarak tüketicilerimizin tekrar tekrar mağdur edildiği hususlarına yer verildiği anlaşılmaktadır” denildi.
Firmalara Soruşturma
Söz konusu pazarlama ve satış faaliyetleri ile tüketicilerden gelen şikayetler kapsamında yürütülen incelemelere ilişkin, “2023 yılından bugüne kadar 21 firma hakkında düzenlenen 25 soruşturma raporu, Cumhuriyet başsavcılıklarına intikal ettirilmiş; 62 firma hakkında yürütülen denetim faaliyetleri sonucunda 352 milyon TL’nin üzerinde idari para cezası uygulanmıştır. 3 firma hakkındaki denetim süreci ise devam etmektedir. Tüketicilerimizin doğru bilgilendirilmesini sağlamak ve cazip tekliflerle mağdur edilmesini önlemek amacıyla devre tatil/devre mülk satış ve pazarlamasında dikkat edilmesi gereken hususların hatırlatılmasında fayda görülmektedir” ifadelerine yer verildi.
Vadedilenle Sözleşmenin Uyumlu Olmasına Dikkat Edilmeli
Açıklamanın devamında şöyle denildi: “Kendileri ile bu şekilde iletişime geçilen tüketicilerimizin imza attıkları bilgi ve belgeleri, sözleşmeleri, senetleri ve vekaletnameleri mutlaka okumaları ve imzaladıkları belgelerin içeriğinin kendilerine vaat edilen hususlarla uyumlu olup olmadığına dikkat etmeleri gerekmektedir. Devre tatil sektöründe tüketicilerimizin sıklıkla karşılaştığı sorunlardan biri de ücretsiz tatil kazanıldığı vaadi ile devre tatil tesislerine davet edilerek, burada yapılan agresif pazarlama faaliyetleri sonucu sözleşme imzalamaya ikna edilmeleridir. Bu yönde davet alan tüketicilerimizin tesise gitmeleri halinde kendilerine tanıtım ve satış yapılacağının bilincinde olmaları önem arz etmektedir. Satıştan en az bir gün önce sözleşmeye ilişkin önemli hususları içeren ön bilgilendirme formunun tüketiciye verilmesi zorunludur. Devre tatil sözleşmelerinde tüketicilerimiz, sözleşme tarihinden itibaren 14 gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma haklarını kullanabilirler. Sözleşme tapu devri yapılmasını vadediyorsa cayma bildirimi noter aracılığıyla yapılmalıdır. Kullanım hakkının devrini içeren devre tatil sözleşmesinde cayma hakkının kullanıldığına ilişkin bildirimin yazılı olarak yapılması yeterlidir. Devre tatil satışlarında 14 günlük cayma süresi dolmadan tüketiciden herhangi bir isim altında ödeme talep edilemez, tüketiciyi borç altına sokan herhangi bir belge alınamaz, sözleşmedeki ödeme tarihleri cayma süresi içinde kalacak şekilde belirlenemez. Herhangi bir tapu devri içermeyen ve tüketicilere yalnızca kullanım hakkı sağlayan şahsi hakka konu devre tatil sözleşmeleri en fazla 10 yıl için kurulabilir. Tüketicilerimiz şahsi hakka konu devre tatilini belirli bir dönem için kullanmayacağını, tatilin başlayacağı tarihten en az 90 gün önce sağlayıcıya yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile bildirirse, o dönem için tüketiciden yıllık gider payı, aidat, katılım bedeli, genel idari masraf ve benzeri herhangi bir isim altında bedel talep edilemez.”
Tüketicilere Çağrı
Açıklamada ayrıca, “Tüketiciler, firmaların uygulamaları nedeniyle mağdur olmaları durumunda; 2026 yılı için değeri 186 bin TL’nin altında bulunan uyuşmazlıklarda Tüketici Hakem Heyeti’ne, bu tutarın üzerindeki uyuşmazlıklarda ise Tüketici Mahkemesi’ne başvurabilmektedir. Dava şartı olarak tüketici mahkemelerinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerekmektedir. Ayrıca konusu suç teşkil eden dolandırıcılık iddialarına ilişkin olarak Cumhuriyet başsavcılıklarına başvurulmalıdır” ifadeleri kullanıldı.






















