İSTANBUL / TEKHA
Tuzla İleri Biyolojik Arıtma Tesisi 3. Etap Açılışı Programı kapsamındaki hitabında eski Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı’ya yönelik sözleri gerekçesiyle yeniden yargılanan Ekrem İmamoğlu hakkında mahkeme kararını verdi. Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesi, sanığı ‘kamu görevlisine alenen hakaret’ suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırdı ve belli hakları kullanmaktan yoksun bıraktı.
İstinaf Kararı Sonrası Yeniden Duruşma Açıldı
Basit yargılama usulüyle görülen davada yerel mahkeme 2023 yılında İmamoğlu hakkında beraat hükmü kurdu, itiraz üzerine yapılan değerlendirmede de beraat kararı korundu. Sanığın duruşmada doğrudan savunmasının alınmadığı gerekçesiyle istinaf merciinin kararı usulden bozması üzerine dosya ilk derece mahkemesine geri döndü.
Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda gerçekleşen duruşmaya başka suçtan tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu ve taraf avukatları katıldı. Salonda izleyici olarak sanığın eşi Dilek İmamoğlu ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Nuri Aslan da yer aldı.
İmamoğlu Mahkemedeki Savunmasında Detayları Aktardı
Kürsüde savunmasını yapan Ekrem İmamoğlu, suçlamalara karşı şu ifadeleri kullandı:
“Sayın mahkemeniz, daha önce dosyadaki tüm delilleri incelemiş, siyasi eleştiri niteliği taşıdığını tespit ederek beraatime hükmetmişti. Bölge Adliye Mahkemesi, bu esastan beraat kararını içerik yönünden haksız bulmamış, yalnızca basit yargılama usulü yerine genel hükümlere göre duruşma açılarak savunmamın alınması gerektiği gerekçesiyle usulden bozmuştur. Bugün burada değişmeyen maddi gerçekleri bir kez de bizzat kendi ağzımdan ifade etmek üzere karşınızdayım. İddianamede bağlamından koparılarak cımbızlanan ve şahsıma suçlama olarak yöneltilen ‘nezaketsiz’ ifadesi, asla bir hakaret kastı taşımamaktadır. Aksine o gün orada yaşanan somut bir provokasyona ve şikayetçi Şadi Yazıcı’nın sergilediği ağır nezaketsizliğe verilmiş haklı bir tepkiden, bir durum tespitinden ibarettir.”
Törende yaşanan süreci aktarmaya devam eden İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Olay günü Tuzla İleri Biyolojik Arıtma Tesisi açılışındaydık. Davetlim, şikayetçi, kürsüye çıkıp tesise emeği geçenlerin ismini dahi anmaktan kısıtlı olarak kaçındığı, hitap ettiği kalabalığın tepki meyli göstereceğini bile bile ağır eleştirilerle dolu bir konuşma yaptı. Benden önce görev yapan insanların 20-25 yıl öncesine dönerek isimlerini andı. Benim için hiçbir mahsuru yok, ben de anmaktan keyif alırdım, onur duyardım. Ama benim ismimi dahi anmamıştır. Ben, bir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak onun konuşmasını bölenleri kendim, bizzat ayağa kalkarak kalabalığı susturmaya ve ‘Lütfen yapmayın’ demeye gayret ettim ve sakinleştirdim. Kendisi söz hakkını sonuna kadar kullandı. Milletin sabrını zorlayacak şekilde bir dil kullandı ve hatta ben kürsüye çıktığım an, yani sıra konuşma sırası bana geldiğinde ben kürsüye yürüyerek çıktığım an, kendisi beni dinleme nezaketini dahi göstermeden salonu terk etmeye kalkıştı. Yani provokasyonun son halkası da buydu. Anlattığım tüm bu hususlar davaya, dosyasına, görüntülerde zaten sabittir.”
Kalabalığı Yatıştırma Amacı Taşıdığını Vurguladı
Söz konusu ifadelerin hakaret kastı barındırmadığını savunan İmamoğlu, açıklamasında şu sözlere yer verdi:
“Bu kadar aleni biçimde yapılan saygısızlığa karşı alanda büyük bir tepki oluşmuş, ortam gerilmiştir. Ben, bu esnada şikayetçinin şahsına hakaret etmek için değil, tamamen galeyana gelen vatandaşları sakinleştirmek ve taşkınlığı önlemek amacıyla şu sözleri sarf ettim: ‘Arkadaşlar, o arkadaş buraya germeye gelmiş. Siz bırakın. Sakin, sakin… Nezaketsizlik… Bakın arkadaşlar, müsaade edin lütfen. Bakın provokasyona gelmeyin, ilgilenmeyin. Kötü söz sahibine aittir’ diye o esnada vatandaşa, konuşmama başlayamadan mikrofonda söylediğim sözler bunlardır.”
İddianamede geçen diğer ifadelere de değinen İmamoğlu, konuşmanın devamındaki hedef kitlenin farklı olduğunu dile getirdi:
“Gelelim iddianamede bana atfedilen diğer haksız suçlamaya; yani ‘Cebimizdeki paraları aldınız, %50’sini çaldınız’ sözlerine. Sayın yargıç, müştekinin konuşmasını bitirmesiyle benim bu sözleri sarf etmem arasında tam 10 dakikadan fazla bir süre, bambaşka bir bağlam vardır. Ben, o gün bana yapılan bu nezaketsizliği, yaptığım çok önemli açılışta milletimize hitap ederken zihnime koyup, onu orada anlatacak kadar seviyesi düşük bir insan değilim. Konu kapanmıştır ve gitmiştir. Konuşmamın sonraki bölümünde hedefim, açıkça isimlerini zikrederek seslendiğim hükümetin ekonomik politikaları ve Genel Başkan Yardımcılarıdır. Ve konuşmamda aslında bunların temelinde de zikrederek ifade ediyorum zaten. Müştekinin orada benim muhatabım olma şansı yok zaten. Yani konu da özne de farklıdır.”
Yargı Kararıyla Birlikte Hak Mahrumiyeti Getirildi
Esas hakkındaki mütalaaya yönelik beyanda bulunan İmamoğlu, “Bu mütalaayı da bir skandal olarak nitelendiriyorum. Mesnetsizliktir, anlamsızlıktır, kasıttır. Düşüncem budur. Umarım siz doğru bir karar vermeye yönelik bir adım atarsınız” şeklinde konuştu.
Savunmaların ardından hükmü açıklayan mahkeme heyeti, sanığa ‘Kamu görevlisine alenen hakaret’ suçundan önce 2 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Takdiri indirim uygulayan mahkeme cezayı 2 yıl 1 aya indirirken, Türk Ceza Kanunu kapsamında belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakma tedbiri uyguladı.






















