ANKARA / TEKHA
Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi Türkolog Prof. Dr. Zülfikar Bayraktar, köşe yazısında, Tek Haber Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahim Solmaz ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına gerçekleştirdikleri ziyaret sırasında bir araya geldikleri Alperen Kerküklü ile yaptıkları görüşmeye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Prof. Dr. Zülfikar Bayraktar, görüşmenin Kerkük Türkmenlerinin tarihi, kültürü, dili ve geleceğine ilişkin kapsamlı bir sohbete dönüştüğünü belirterek, Kerküklü’nün kamu görevlisi ve mesleki kimliğinin yanı sıra Kerkük Türkmenlerinin kültürel hafızasını taşıyan bir isim olduğunu ifade etti.
Kerkük’ün Kültürel Hafızasına Dikkat Çekti
Bayraktar, köşe yazısında Kerkük’ün yalnızca coğrafi bir şehir olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, bölgenin Türk dünyasının önemli kültür merkezlerinden biri olduğuna dikkat çekti.
Kerkük Türkmenlerinin köklü tarihi, yaşadığı zorluklar ve kültürel değerlerini koruma mücadelesine değinen Bayraktar, Alperen Kerküklü ile gerçekleştirdikleri görüşmede Kerkük’ün sokaklarından Türkçeye, kültürden sanata, edebiyattan Türkmenlerin günümüzdeki durumuna kadar birçok konunun ele alındığını aktardı.
Türkçenin Ve Hoyratların Önemini Vurguladı
Bir Türkolog olarak dilin milletlerin kültürel kimliğindeki önemine işaret eden Prof. Dr. Zülfikar Bayraktar, Türkçenin yalnızca bir iletişim aracı olmadığını, aynı zamanda tarihî ve kültürel hafızanın taşıyıcısı olduğunu belirtti.
Bayraktar, Kerkük hoyratları, Bayat boylarının nesilden nesile aktardığı masallar, türküler ve Türkçe ifadelerin asırlardır devam eden kültürel birikimin önemli parçaları olduğunu kaydetti.
Kerkük hoyratlarının Türkmen toplumunun sevinç, hasret, hüzün ve direncini yansıttığını belirten Bayraktar, sanat ve edebiyatın toplumların kültürel kimliğini korumasında önemli rol üstlendiğini ifade etti.
Türkmenlerin Bugünü Ve Geleceği Ele Alındı
Bayraktar, görüşmede Kerkük Türkmenlerinin günümüzde içinde bulunduğu şartlar, bölgedeki sosyo-politik gelişmeler ve geleceğe ilişkin beklentilerin de değerlendirildiğini aktardı.
Ortadoğu’daki gelişmelerin yalnızca tek bir açıdan ele alınamayacağını belirten Bayraktar; tarih, coğrafya, toplumsal yapı, kültürel kodlar ve saha gerçeklerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Alperen Kerküklü’nün Kerkük meselesine tarih, kültür, toplum ve güncel gelişmeler çerçevesinden yaklaştığını ifade eden Bayraktar, bölgesel meselelerde bilgi ve saha tecrübesinin önem taşıdığını kaydetti.
Liyakat Ve Saha Tecrübesine Dikkat Çekti
Prof. Dr. Zülfikar Bayraktar, yazısında liyakat konusuna da değinerek, kamu kurumlarının ve politika yapıcıların bölgesel meseleleri değerlendirirken akademik bilgi, diplomatik tecrübe ve sahayı yakından tanıyan kişilerin birikimlerinden yararlanmasının önemini vurguladı.
Özellikle Ortadoğu ve Türk dünyasına ilişkin konularda tarihî, siyasi ve kültürel hassasiyetlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Bayraktar, Kerkük’ü aileden, sokaktan, dilden ve günlük yaşamdan tanıyan kişilerin tecrübelerinin bölgeyi anlamaya farklı bir derinlik kazandırdığını ifade etti.
“Kerkük İle Anadolu Arasındaki Bağ Yeni Değildir”
Kerkük ile Anadolu arasındaki ilişkinin tarihî köklere dayandığını kaydeden Bayraktar, ortak dil, musiki, edebiyat, gelenek ve kültürel hafızanın bu bağın temel unsurları olduğunu belirtti.
Bayraktar, Kerkük Türkmenlerinin kültürel mirasının Türk dünyasının ortak hafızasının önemli parçalarından biri olduğunu ifade ederek, bu mirasın bilim, sanat, edebiyat, kültür ve tarih bilinci aracılığıyla gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekti.


Kerkük’ün Kültürel Hafızasına Dikkat Çekti



















